Hoşgeldiniz  

Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Yapılan Harcamalarda KDV Avantajları (Abdulmenaf Yakut)

Muhasebe DR | 05 Şubat 2016 | Defterler, Duyurular, Genel, MUHASEBE, Muhasebe, Vergi, YAZARLAR, Yazarlar

Yatırım Teşvik Belgesi Kapsamında Yapılan Harcamalarda KDV Avantajları (Abdulmenaf Yakut, Vergi Müfettişi)

 abdulmenaf-yakut-11-Giriş:

Teşvik kelimesi, sözlük anlamı itibariyle isteklendirme ve özendirme gibi anlamlara gelmektedir.

Istılahtaki, yani ekonomi ve maliye politikası literatüründeki manasının da lügatteki anlamına yakın olduğunu söyleyebiliriz ‘teşvik’ kelimesinin.

Devletin geçmişten günümüze ekonomik ve sosyal amaçlarla iş dünyasını belli konu, sektör ya da bölgelerde yatırım yapmaya teşvik etmek maksadıyla, onları bu konuda harekete geçirecek birtakım teşvik politikaları güttüğü biliyoruz.

1 Ocak 2012 tarihinde devreye giren Yatırım Teşvik Sisteminin de işte, Ülkenin stratejik sektörleri için önem arz eden, ara mallara olan ithalat bağımlılığını azaltma potansiyeli taşıyan yatırımları teşvik etmek amacıyla özel olarak tasarlandığını söyleyebiliriz.

Cari açığın kapatılması, az gelişmiş yörelere öteden beri sağlanmakta olan yatırım desteklerinin daha da genişletilerek artırılması, teknolojik dönüşüm ve innovasyonu sağlayacak yeni yatırımların teşvik dilmesi gibi temel amaçlarla devreye sokulan söz konusu yatırım teşvik sisteminin dört ayrı rejimden oluştuğunu görüyoruz. Buna göre, yerli ya da yabancı olmasına bakılmaksızın, aşağıda belirtilen teşviklerden eşit oranda faydalanılması mümkündür.

  • Genel Yatırım Teşvik Uygulamaları
  • Bölgesel Yatırım Teşvik Uygulamaları
  • Büyük Ölçekli Yatırım Teşvik Uygulamaları
  • Stratejik Yatırım Teşvik Uygulamaları

Yatırım teşvik belgesi ise; yatırımın karakteristik değerlerini ihtiva eden, yatırımın belirlenen asgari şartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi halinde, üzerinde kayıtlı destek unsurlarından istifade imkanı sağlayan, öngörülen amaçlar doğrultusunda gerçekleştirilecek yatırımlar için düzenlenen bir belgeyi ifade etmektedir.

Türkiye’de hâlihazırda Ekonomi Bakanlığının vermiş olduğu yatırım teşvik belgelerinin belli ekonomik ve hukuki şartları taşıyan girişimcilere, sınırları sıkıca belirlenmiş kurallar çerçevesinde yapacakları harcamalarla gerçekleştirecekleri yatırımlarla ilgili olarak tanıdığı bazı avantajlar manzumesini kapsadığını söyleyebiliriz.

Bugünkü yazımızda, yatırım teşvik belgeleriyle, aynı zamanda birer vergi mükellefi olan müteşebbislere tanınan avantajların başında gelen KDV’ye ilişkin istisna ve iade imkânlarını ele almaya çalışacağız.

 

2- Yatırım Teşvik Belgesi Sahiplerine Tanınan KDV İstisnası Avantajı:

Hemen belirtmeliyiz ki, bu noktada sağlanan avantaj, teşvik belgesi kapsamında yapılan her türlü harcamayı içermemektedir.

Evvela, söz konusu istisna hükmünün, belge sahiplerinin gerçekleştirmiş oldukları teslim ve hizmetler için değil, belge kapsamındaki alımlarına yönelik olduğunu; belge kapsamındaki harcamalarınsa yalnızca makine ve teçhizat sınıfına giren alımların söz konusu istisnadan yararlanabildiğini söylememiz gerekiyor.

Zira bu konudaki istisnanın yasal dayanağı olan, 3065 s. KDV Kanununun 13. maddesinin (d) bendinde, yatırım teşvik belgeleri sahibi mükelleflere sadece belge kapsamındaki makine ve teçhizat teslimlerinin KDV’den müstesna olduğu öngörülmüştür.

Makine ve teçhizattan tam olarak ne anlaşılması gerektiğine gelince; uygulamaya yön vermek üzere Maliye Bakanlığınca çıkarılmış olan 69 sayılı KDV Genel Tebliğinde makine ve teçhizatamortismana tabi iktisadi kıymet niteliği taşıyan ve mal ve hizmet üretiminde kullanılan sabit kıymetler” olarak tanımlanmıştır.

Sektörlerin yapısı itibariyle üretim faaliyetinin yanı sıra idari birimlerde ve pazarlama gibi üretim dışı alanlarda kullanılan aynı cins sabit kıymetler ise bu kapsama girmemektedir.

Örneğin mal veya hizmet üretiminde kullanılan bilgisayar makine ve teçhizat olarak değerlendirilebilirken, üretim dışı alanlar (muhasebe, pazarlama, satış gibi) için temin edilen bir bilgisayar makine ve teçhizat olarak değerlendirilmemektedir.

Yine;

Sarf malzemeleri, yedek parçalar, hizmet üretiminde doğrudan ve zorunlu olarak kullanılanlar dışındaki masa, sandalye, koltuk, dolap, mefruşat gibi demirbaşlar, taşıt araçları [otomobil, panel, arazi taşıtı, otobüs (Belediyeler ve İl Özel İdareleri ile bunların bağlı kuruluşları ve hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlerce şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere iktisap edilecek olanlar hariç), minibüs, kamyonet, kamyon, treyler ve çekici (Euro I ve Euro II normlarına uygun yeşil motoru haiz olanlar hariç) gibi], hava, deniz ve demiryolu taşıma araçları (KDV Kanununun l3/a maddesi hükmü çerçevesinde istisna uygulanabilmektedir.) KDV istisnası kapsamı dışındadır.

Buna karşın; yüklü ağırlığı 45 tonu geçen off road truck tipi kamyonlar ile karayoluna çıkması mümkün olmayan kaya tipi damperli kamyonlar, madencilikte kullanılan damperli kamyonlar, frigorifik kamyonlar, forkliftler, iş makinaları, vinçler, tarım makinaları, hastane yatırımlarında kullanılan ambulanslar, apron araçları ve benzerlerinin teslim ve ithalinde KDV istisnası kapsamında işlem yapılabilmektedir.

Bu noktada, yatırımcıların, 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 13/d maddesi hükmü çerçevesinde KDV istisnasından faydalanabilmeleri için, öncelikle Ekonomi Bakanlığı ya da Bakanlığın yetkilendirdiği idareler tarafından düzenlenmiş bir yatırım teşvik belgesine sahip olmaları gerekmektedir.

Ekonomi Bakanlığı veya yetkili idare, yürürlükte bulunan “Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar” hükümleri çerçevesinde, yatırım teşvik belgelerine ekli listelerinde makine ve teçhizat tanımına giren sabit kıymetleri belirleyerek, liste üzerine hangi kalemlerin KDV istisnasından faydalanabileceğine ilişkin bir şerh derç eder.

Yatırım teşvik belgesi eki listelerde yer alsa dahi, katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar ile makine ve teçhizatı münhasıran indirim hakkı tanınmayan işlemlerde kullanacak olanlara yapılacak makine ve teçhizat teslimlerinde istisna uygulanamamaktadır.

Örneğin, bir devlet üniversitesinin öğrencilerin eğitiminde kullanacağı makine ve teçhizat için, yatırım teşvik belgesinde yer alsa bile, devlet üniversitesinin KDV mükellefi olmaması sebebiyle KDV istisnası uygulanamamaktadır. Yine, belediyelerin asfalt dökümü, kanalizasyon inşası gibi verginin konusuna girmeyen beledî faaliyetlerde kullanacakları makine ve teçhizat için de, yatırım teşvik belgesinde yer alsa bile, KDV istisnası uygulanmayacaktır.

Bu itibarla, istisna kapsamında mal satın almak isteyen alıcıların, bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak, katma değer vergisi mükellefiyetlerinin bulunduğuna ve makine teçhizatı indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacaklarına dair bir yazı almaları gerekmektedir.

Yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcı, KDV Kanununun 13/d maddesinde düzenlenen istisnadan faydalanmak üzere vergi dairelerine dilekçe ile başvurarak bahse konu yazının kendilerine verilmesini talep etmeleri icap ediyor.

Yatırımcının durumunun belirtilen şartlara uygun olmasının anlaşılması halinde kendilerine, bu durumu belirtilen bir yazı verilmektedir.

İstisnadan yararlanmak isteyen yatırımcıların; bağlı bulundukları vergi dairesinden aldıkları yazının noter veya YMM onaylı örneğini, teşvik belgesini ve teşvik belgesi eki makine ve teçhizat listesinin aslını satıcıya veya gümrük idaresine ibraz ederek istisna uygulanmasını talep etmeleri gerekmektedir.

Bu kapsamda işlem yapan satıcılar ve gümrük idareleri ise, sabit kıymetin belgede istisna kapsamına giren mallar arasında yer aldığını belirledikten sonra katma değer vergisi uygulamaksızın işlem yapabilirler.

Yatırım teşvik belgesi sahiplerine KDV istisnası anlamında tanınan başka bir avantaj var mıdır peki KDV Kanununda?

Hayır, yok.

  1. maddesinde “Uluslararası anlaşma hükümleri saklı olmak kaydıyla, diğer kanunlardaki vergi muaflık ve istisna hükümlerinin bu vergi bakımından geçersiz olduğunu ve katma değer vergisine ilişkin istisna ve muafiyetlerin ancak söz konusu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenebileceğinin” öngörüldüğü KDV Kanununda, yatırım teşvik belgesi sahiplerine, söz konusu belge kapsamında gerçekleştirdikleri makine ve teçhizat alımları (yani kendilerine yapılan bu satışlar) dışında başka bir istisna hükmü bulunmamaktadır.

 3- Büyük ve Stratejik Yatırımlarda KDV İadesi

Başka istisna yok, yok olmasına ancak; bu durum, yatırım teşvik belgesi sahiplerine KDV uygulamasıyla ilgili başka avantajların sağlanmadığı anlamına gelmiyor.

O da, aynı Kanunun Geçici 30. maddesinde yer alan büyük ve stratejik yatırımlardaki iade uygulamasıdır.

15.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren ‘Büyük ve Stratejik Yatırımlarda İade’ başlıklı Geç. 30. maddesinde “1/12/2023 tarihine kadar uygulanmak üzere, yatırım teşvik belgeleri kapsamında asgari 500 milyon Türk Lirası tutarında sabit yatırım öngörülen stratejik yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve takvim yılı sonuna kadar indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi, izleyen yıl talep edilmesi halinde belge sahibi mükellefe iade olunur….” denilmektedir.

Yalnız, dikkat edilirse; buradaki KDV avantajı, mükelleflerin mal ve hizmet alışları sırasında uygulanan istisna şeklinde değil de; yüklenilmiş olan KDV’nin yüklenildiği takvim yılının sona kadar indirim yoluyla telafi edilememesi durumunda iade edilmesi şeklinde işleyen bir uygulamadır.

Bu yönüyle, belge kapsamında makine-teçhizat alımında geçerli olan istisna uygulamasına nazaran daha sınırlı bir avantajdan söz edebiliriz.

Sadece makine-teçhizatla sınırlı olmaması, belge kapsamında gerçekleştirilen stratejik mahiyetteki sabit kıymet yatırımlar kapsamında yapılan inşaat işlerini ihtiva ediyor olması hasebiyle de görece daha geniş bir uygulamadır.

İstisna hükmünden yararlanan belge sahipleri, istisnaya tabi makine ve teçhizatı KDV ödemeden, yani bunlar için herhangi bir para ödemeden alabilirken; Geç. 30. maddedeki hüküm sadece yatırım teşvik belgesi sahiplerinin belge kapsamında gerçekleştirmiş oldukları inşaatlara ilişkin harcamalar dolayısıyla yüklenişmiş oldukları KDV’nin –o da indirilemeyen kısmının- iadesine imkân tanıyan bu yönüyle sınırlı bir avantaj durumunda kalmaktadır.

Bu iki uygulamayla ilgili teknik detaylar için ilgili KDV Genel Tebliğlerindeki açıklamalara bakılabilir.

Buralardaki açıklamaların tümüne burada yer vermeye kalkarsak yazımız haddinden fazla uzayacak diye düşünüyoruz.

Bunun nedenle konuyu burada kesip “hoşa kalın” demek istiyoruz, sevgili okuyucular.

Abdulmenaf Yakut

Vergi Müfettişi

ABDULMENAF YAKUT’tan VERGİ DOSYASI

*MuhasebeDR.Com

TÜRKİYE’NİN MUHASEBE DOKTORU

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2012 MuhasebeDR.Com Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.