Hoşgeldiniz  

Türk Ticaret Kanunu’ndaki ticari örf ve adet karşısında fatura

Muhasebe DR | 10 Temmuz 2018 | Defterler, Duyurular, EKONOMİ, Ekonomi, Genel, MUHASEBE, Muhasebe, Vergi

Türk Ticaret Kanunu’ndaki ticari örf ve adet karşısında fatura

1. Faturanın, örf ve adet ile yorumlanması

Türk Ticaret Kanunu’nun 2. Maddesi Ticari örf ve adet başlığını taşımaktadır.
Bu hükümlere göre;

MADDE 2- (1) Kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe, teamül, mahkemenin yargısına esas olamaz. Ancak, irade açıklamalarının yorumunda teamüller de dikkate alınır.

(2) Bir bölgeye veya bir ticaret dalına özgü ticari örf ve âdetler genel olanlara üstün tutulur. İlgililer aynı bölgede değillerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmedikçe, ifa yerindeki ticari örf ve âdet uygulanır.

(3) Ticari örf ve âdet, tacir sıfatını haiz bulunmayanlar hakkında ancak onlar tarafından bilindiği veya bilinmesi gerektiği takdirde uygulanır.

Türk Ticaret Kanunu’nun yukarıda belirtilen Ticari örf ve adet maddesine en yaygın örnek Fatura ile ilgili verilmektedir.

Ankara Ticaret Odası tarafından alınan 21.12.1948 tarih ve 6 no lu teamül kararında “açık – kapalı fatura” konusuna “ Ticarethane tarafından satışı yapılan mallara ait fatura muhteviyatı alıcı tarafından ödendiğinde, bayi tarafından faturanın altına damga pulu yapıştırılarak tarih, ticarethane klişe ve mührü ile birlikte selahiyattar olan tarafından imza edilerek pul iptal olunur. Bu şekilde faturaya bedeli alınmış ( kapanmış, akide edilmiş) fatura denir.’ İfadeleri ile çözüm getirilmiştir.

Ankara Ticaret Odası tarafından alınan bu karar ile açık/kapalı fatura konusunda teamül oluşmuştur.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul Ticaret Odası’na hitaben yazılan 03.04.2009 tarih ve 1879 sayılı yazıda

“Bilindiği üzere, Türk Ticaret Kanununda ‘”açık fatura” ve “kapalı fatura” konuları hakkında herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kavramlar “ticari örf ve adet” hukukunun gelişimiyle doğmuştur. Buna göre, peşin olan satışlarla veresiye satışları birbirinden ayırt etmek üzere başlatılan “açık fatura” ve “kapalı fatura” uygulamaları zaman içerisinde bir örf ve adet kuralı halini almıştır,

Bu kapsamda. Bakanlığımıza yapılan başvurularda; açık faturadan. fatura bedelinin ödenmediği, kapalı faturadan ise; fatura bedelinin ödendiği anlaşılması gerektiği hususundaki örf ve adet talepleri Bakanlığımızca uygun görülmüştür. Nitekim, Yargıtay’ın bir çok kararında açık fatura – kapalı fatura kavramı kabul edilmiş, açık faturanın bedelinin ödenmediğine, kapalı faturanın da bedelinin ödendiğine karine teşkil edeceği görüşü benimsenmiştir.“ görüşüne yer verilmektedir.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın söz konusu yazısında belirttiği görüşler çok açık ve hiçbir yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar net dir. Bakanlık burada Türk Ticaret Kanunu’nun “Örf ve Adet” hükümleri çerçevesinde konuyu açıklık getirmenin yanında Bakanlığın kendisine yapılan başvurularda açık faturadan, fatura bedelinin ödenmediği, kapalı faturadan ise fatura bedelinin ödendiğini kabul ettiğini belirtmektedir.

2. Türk Ticaret Kanunlarındaki fatura maddelerinin karşılaştırılması.

2.1. 865 Sayılı Ticaret Kanunu’ndaki Fatura Maddesi

28.06.1926 tarih ve 406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 865 sayılı ilk Ticaret Kanun’unda Fatura, 684 ve 695 inci maddelerde yer almaktadır.

“Madde 684: Bir faturayı sarahaten veya zımnen kabul eden kimse anın münderecatını da kabul etmiş addolunur. Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün zarfında mündericatı hakkında bir itiraz dermeyan etmemiş ise mündericatını kabul etmiş addolunur.”
Maddenin yeni Türkçeye çevrilmiş hali.

“Madde 684: Bir faturayı açıkça veya dolayısıyla kabul eden kimse onun içeriğini de kabul etmiş sayılır. Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün zarfında içeriği hakkında bir itiraz ortaya koymamış ise içeriğini kabul etmiş sayılır.”

“Madde 695: Müşteri mebiin faturasının itasını ve semen tediye olunmuş ise anın faturaya dercini isteyebilir.”

Maddenin yeni Türkçeye çevrilmiş hali.

“Madde 695: Müşteri satılan şeyin faturasının ödeme ve alıcının borcu tediye olunmuş ise onun faturaya yazılmasını isteyebilir.”

Mebiin kelimesi, “Satılan şey” olarak tanımlanmıştır. (Avukat Hüseyin Özcan. Ansiklopedik Hukuk Sözlüğü, 7. Baskı Mart 1993. S: 501)

Mebiin ile ilgili örnek : Alışverişte semenin mebîin emsallerinin değerinde olması esas kabul edilmekle beraber taraflar karşılıklı rıza ile semeni mebîin piyasa değerinin altında veya üstünde bir miktar olarak da belirleyebilir. Buna “semen-i müsemmâ” denilirken mebîin piyasa değerine “semen-i misl” adı verilir.

(http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=360466. Erişim : 19.04.2017 S: 16.28)

2.2. 6762 Sayılı Ticaret Kanunu’ndaki Fatura Maddesi ve Gerekçesi
09.07.2056 Tarih ve 9353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda Fatura 23. maddede yer almaktadır.

3. Fatura ve teyit mektubu:

Madde 23 – Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.

Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır.

Şifahen,telefon veya telgrafla yapılan mukavelelerin veya beyanların muhtevasını teyit eden bir yazıyı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde bir itirazda bulunmamışsa teyit mektubunun yapılan mukaveleye ve beyanlara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Fatura ve teyit mektubu başlıklı 23. Maddesinin gerekçesi :
Tasarının 23 ncü maddesi, Ticaret Kanununun (684), (695) maddelerini birleştirerek bir taraftan fatura vermek mükellefiyetini, diğer taraftan alınan bir faturaya karşı kısa bir müddet içinde itiraz edilmezse münderecatının kabul edilmiş sayılacağı ve aynı prensibin de teyit mektubu hakkında cari olduğu hususunu bugünkü kanuna ve ticaret hayatına uygun bir şekilde tanzim etmektedir.

2.3. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndaki Fatura Maddesi ve Gerekçesi

14.02.2011 Tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda Fatura 21. maddede yer almaktadır.

3. Fatura ve teyit mektubu

MADDE 21- (1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.

(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.

(3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Fatura ve teyit mektubu başlıklı 23. Maddesinin gerekçesi :
Bu hüküm 6762 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinden aynen alınmıştır. Sadece 6762 sayılı Kanunun 23’üncü maddesinin ikinci cümlesindeki “veya” yerine, hükme daha uygun olduğu için ”ve” kullanılmıştır.

Not: Alt Komisyonca, Tasarının 21. Maddesinin üçüncü fıkrası herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla yapılan sözleşmelerin teyidini kapsayacak şekilde genişletilerek , günün ihtiyaçlarına uygun hâle getirilmiş, bu değişiklik Adalet Komisyonunda kabul edilmiştir. (Yeni Türk Ticaret Kanunu, Hazırlayan Av. Mutlu Dinç. Seçkin Yayınları. Mart 2011)

2.4. Ticaret Kanunlarındaki Fatura Maddelerinin Karşılaştırılması

Aşağıdaki tabloda,

– 28.06.1926 tarih ve 406 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 865 sayılı Ticaret Kanunu’nda,

– 09.07.2056 Tarih ve 9353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda,

– 14.02.2011 Tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda

Bulunan fatura ile ilgili maddelerin karşılaştırılması yapılmıştır.

865 SAYILI KANUN

Madde 684: Bir faturayı sarahaten veya zımnen kabul eden kimse anın münderecatını da kabul etmiş addolunur. Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün zarfında mündericatı hakkında bir itiraz dermeyan etmemiş ise mündericatını kabul etmiş addolunur .
Yeni Türkçe hali
Madde 684: Bir faturayı açıkça veya dolayısıyla kabul eden kimse onun içeriğini de kabul etmiş sayılır. Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün zarfında içeriği hakkında bir itiraz ortaya koymamış ise içeriğini kabul etmiş sayılır.
Madde 695: Müşteri mebiin faturasının itasını ve semen tediye olunmuş ise anın faturaya dercini isteyebilir.
Yeni Türkçe hali
Madde 695: Müşteri satılan şeyin faturasının ödeme ve alıcının borcu tediye olunmuş ise onun faturaya yazılmasını isteyebilir.

6762 SAYILI KANUN

3. Fatura ve teyit mektubu

Madde 23 – Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır.
Şifahen, telefon veya telgrafla yapılan mukavelelerin veya beyanların muhtevasını teyit eden bir yazıyı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde bir itirazda bulunmamışsa teyit mektubunun yapılan mukaveleye ve beyanlara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.

6102 SAYILI KANUN

3. Fatura ve teyit mektubu

MADDE 21- (1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
(3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.

Rüknettin KUMKALE

www.dunya.com

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2012 MuhasebeDR.Com Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.