Hoşgeldiniz  

TİCARİ KAZANÇ TESPİT USULLERİ

Muhasebe DR | 19 Ocak 2017 | Defterler, Duyurular, EKONOMİ, Ekonomi, Genel, Muhasebe, Muhasebe linkleri, Sürmanşet, Vergi

Bilindiği gibi, gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Ticari kazançlar, zirai kazançlar, serbest meslek kazançları, ücretler, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları, ve diğer kazanç ve iratlar olarak unsurlara ayrılabilen gelirin, vergileme için tespiti bu kazanç unsurlarının özelliğine göre farklılıklar gösterir. Bu gün yazımızda ticari kazancın tespiti- usulleri üzerinde duracağız.

Bilindiği gibi gelir elde eden herkesin ödeme gücüne göre kamu hizmetlerini- kamusal ihtiyaçları karşılamak üzere vergi ödemesi esastır. Gelirin büyüklüğüne göre, müterakki gelir vergisi tarifesi esas alınır. Benzer şekilde, kişinin ticari faaliyetinin büyüklüğüne ve ticari faaliyetin kapsamına göre kazancın tespit esasları da farklı olmak durumundadır. Gelir Vergisi Kanunu’muzda bu gruplama esnaf muaflığı, basit usul ve gerçek usulde ticari kazanın tespiti şeklinde yapılmıştır.

Vergiden muaf esnaf

Motorlu nakil vasıtası kullanmadan, gezici olarak veya işyeri açmaksızın perakende ticaretle iştigal edenler, doğrudan tüketiciye hizmet eden hallaç, kalaycı, musluk tamircisi ve benzeri GVK’nın 9’uncu maddesinde sayılan ticaret ve sanat erbabı gelir vergisinden muaftır. Giyim eşyası, süs eşyası gibi yüksek değerli mal satanlar bu kapsamam dahil değildir. Köylerde gezici olarak her türlü sanat işleri ile uğraşanlar ile aynı işleri bir iş yeri açmak suretiyle yapanlardan basit usule tabi olmanın genel şartlarından olan iş yeri kirası yıllık olarak 2017 yılında 4 bin 300 TL’yi aşmayanlar da muaflıktan yararlanır. GVK’nın 51‘inci maddesinde sayılan işlari yapanlar hariç. Esnaf muaflığından faydalanacak diğer ticari faaliyet erbabı GVK’nın 9’uncu maddesinde sayılmıştır.

Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde Gelir Vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar. Esnaf muaflığı şartlarını topluca taşıyanlar bu muaflıktan yararlanmak için ilgili esnaf odasına kayıt olmak ve durumlarını tevsik etmek suretiyle belediyeden “Esnaf Muaflığı Belgesi” almak zorundadırlar. İstemeleri halinde vergi dairesince Esnaf Muafiyet Belgesi verilir.

Esnaf muaflığından faydalananlar faaliyetleri ile ilgili olarak satın aldıkları mallara ve giderlerine ilişkin, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden aldıkları belgeleri saklamak zorundadırlar.

VUK hükümlerine göre yoklamaya yetkililer veya yoklamaya yetkililerle birlikte belediye zabıtalarınca müştereken yapılan denetimlerde, vergiden muaf esnafın bir takvim yılı içinde bir defa mal alış ve giderlerine ilişkin belgeleri yanında bulundurmadığının veya bulundurduğu belgenin satışını yaptığı mal ve hizmetle ilişkisinin olmadığının tespiti halinde, “Esnaf Muaflığı Belgesi “ iptal edilir. Belgesi iptal edilenlerden muaflık şartlarını taşıyanlar, aynı faaliyete devam etmek istemeleri halinde yeniden belge almak zorundadırlar.

Esnaf muaflığı GVK’nın 94’üncü maddesi uyarınca, tevkif suretiyle kesilen vergiyi kapsamaz.

Basit usulde ticari kazancın tespiti

Basit usulde ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler ve satın alınan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır. Bu fark yapılan faaliyetle ilgili olarak VUK hükümlerine göre , alınması ve verilmesi mecburi olan alış ve giderler ile hasılatlara ilişkin belgelerde yazılı tutarlara göre hesaplanır. Bu suretle tespit ve beyan olunan kazanç vergi tarhına esas alınır. Bu usulde vergilendirilenler, kazancın tespiti ve VUK’un defter tutma hükümleri hariç, bildirme, vesikalar, muhafaza, ibraz, diğer ödevler ve ceza hükümleri ile bu Kanun ve diğer kanunlarda yer alan ikinci sınıf tüccarlar hakkındaki hükümlere tabidirler. Basit usulde vergilendirilen mükellefler, faaliyetlerine ilişkin mal alış ve giderleri ile hasılatlarını gösteren belgeleri ayrı ayrı dosyalarda saklamak zorundadırlar. Bu belgelerin kayıtları, mükelleflerin bağlı bulundukları bürolarda tutulur. Bu bürolarda 3568 sayılı Kanun’a göre yetki almış yeterli sayıda meslek mensubunun çalıştırılması zorunludur. Kısaca belirtmek gerekirse basit usule tabi ticaret erbabınca defter tutulmaz, vergi tevkifatı yapılmaz, muhtasar beyanname, geçici vergi beyannamesi verilmez. KDV amortisman ayrılması söz konusu değildir; İstisnası nedeniyle KDV beyannamesi verilmez.

Basit usulde tabi ticaret erbabından, sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullanıldığı tespit edilenler, bu hususun kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ikinci sınıf tüccarlara ilişkin hükümler tabi olurlar.

Basit usule tabi olmanın genel ve özel şartları

Basit usule tabi olmanın genel şartları;

1) Kendi işinde bilfiil çalışmak veya bulunmak. Zorunlu nedenlerle işin başında bilfiil bulunamamak şartı bozmaz,

2) İş yeri yıllık kirası ya da, iş yerine sahipse emsal kira bedelinin, büyük şehir belediye sınırları içinde 6 bin 500 (2016 da 6 bin 300), diğer yerlerde 4 bin 300 (2016 da 4 bin 200) lirayı aşmaması,

3) Ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olmamaktır. Özel şartlar;

1) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işledikten sonra satanların yıllık alımlarının 90 bin TL veya yıllık satışlarının 130 bin TL sını aşmaması,

2) Satın aldıkları malları olduğu gibi veya işlendikten sonra satma faaliyeti dışında ticari faaliyeti dışında işlerle uğraşanların bir yıl içinde elde ettikleri gayrisafi iş hasılatının 43 bin TL’yi (2016 da 42 bin) aşmaması,

3) Alım satım ve diğer işleri birlikte yapılması halinde yıllık satış tutarı ile iş hasılatı toplamının 90 bin TL’yi (2016 84 bin TL) aşmamasıdır.

Ancak GVK‘nın 51’inci maddesinde sayılanlar basit usulden yararlanamazlar.

Basit usulden gerçek usule gerçek usulden basit usule geçme

Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Ayrıca, basit usulün şartlarını taşıyanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler dilekçelerinde belirttikleri tarihten veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler.

Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, basit usule tabi olmanın yukarıda belirtilen genel şartlarını taşıyanlardan arka arkaya iki hesap döneminin iş hacmi GVK 48’inci maddede yazılı özel şartlara nazaran düşük olanlar, yazılı talepleri üzerine bu şartın gerçekleşmesini takip eden takvim yılından başlayarak basit usule geçebilirler. Sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenledikleri tespit edilenler hiçbir suretle basit usulde vergilendirilmezler. Gerçek usulde vergilendirilmekte iken işini terk eden mükellefler ile basit usulün şartlarını kaybedenlerden gerçek usulde vergilendirmeye başlamadan önce işini terk eden mükellefler, terk tarihini takip eden yılın başından itibaren iki yıl geçmedikçe basit usule dönemezler. Bu hüküm, işin eş ve çocuklara devri halinde de uygulanır.

GERÇEK USULDE TİCARİ KAZANCIN TESPİTİ

Ticari faaliyetleri basit usulde vergileme sınırının üzerinde olan ticaret erbabı iki sınıfa ayrılmaktadır. Bilanço esasına göre defter tutması gereken birinci sınıf tüccarlar ve işletme hesabı esasına göre defter tutabilecek ikinci sınıf tüccarlar. Aşağıdaki ölçüleri aşanlar birinci sınıf tüccar olarak bilanço esasına göre, basit usul ölçülerini aşmakla beraber aşağıdaki sınırları aşmayanlar işletme esasına göre defter tutarak ticari kazançlarını tespit edeceklerdir.

• Satın aldıkları malları olduğu gibi ya da işledikten sonra satanların yıllık alımlarının tutarı 170 bin TL, satışları toplamı 230 bin TL’yi aşanlar (2016 için 168 bin ve 230 bin TL),

• Ticari faaliyeti yukarıdakiler dışında kalanların elde ettikleri iş hasılatının 90 bin TL’yi aşanlar (2016 ve 2017 aynı),

• Yukarıdaki iki grup işleri birlikte yürütenlerin iş hasılatının beş katı ile yıllık satış hasılatı toplamının(2016 ve 2017 için aynı olmak üzere) 170 bin TL’yi aşması halinde bilanço esasına göre defter tutulacaktır. Vergi Usul Kanunu’nda yer verilen diğer ödevler de yerine getirilecektir.

Gerçek usule tabi tüccarlarda sınıf değiştirme esaslarına VUK’un 179, 180 ve 181’inci maddelerinde yer verilmiştir. Vergileme esasları ve sınıfl arı değişen ticaret erbabının durumlarını değerlendirerek yıl sonuna kadar defterlerini tasdik ettirmeleri, faturalarını ve fatura yerine geçen belgelerinin bastırmaları gerekir. Basit usulde kazancını tespit eden ticaret erbabı beyannamelerini izleyen yılda 1-25 Şubat tarihlerinde, gerçek usulde kazancını tespit edenler ise yıllık gelir vergisi beyannamelerini 1-25 Mart tarihlerinde vermek durumundadırlar. Basit usule tabi olanların ayrıca beyan edilecek başka gelirleri varsa yıllık beyanname Mart ayında verilir. Ek vergi tarhiyatı ve ceza ile karşılaşmamak için yıl bitmeden önce gelir vergisi mükelleflerinin durumlarını değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır.

Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK

DÜNYA

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2012 MuhasebeDR.Com Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.