Hoşgeldiniz  

Stajyerlik Kadınlara Yarıyor! (Ahmet Metin Aysoy)

Muhasebe DR | 08 Ocak 2016 | Çalışma Hayatı, Duyurular, Genel, İş Hayatı, Sürmanşet, YAZARLAR, Yazarlar

Stajyerlik Kadınlara Yarıyor! (Ahmet Metin Aysoy, SGK E.Başmüfettişi)

Öğrencilik yıllarında mecburi staj yapan erkek ve kadınların staj süreleri emeklilikte dikkate alınmamaktadır. Çünkü stajyerler hakkında sadece kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmektedir. Emeklilik hakkı sağlayan uzun vadeli sigorta kolları primi ise bildirilmemektedir.

Stajyerlik neden kadınlara yarıyor?

Sigortalılığı stajyer olarak çalışması nedeniyle kısa vadeli sigorta kollarina tabi olarak tescil edilmiş kadın sigortalılar daha sonra doğum borçlanması yapma hakkı elde etmektedirler. Ayrıca ileride sigortalı bir işe girmeleri halinde sigorta başlangıç tarihleri doğum borçlanması yaptıkları süreler kadar geriye doğru çekilerek tesbit edilmektedir.

Örnek 3.4.1996 tarihinde stajyer olarak çalışması nedeniyle sigortalılığı tescil edilmiş ve adına kısa vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olan kadın sigortalı 12.12. 1997 tarihinde yapmış olduğu doğum nedeniyle 5510 sayılı kanunun 4. Maddesinin 1. Fıkrasının(a) bendi statüsünde borçlanma yapabilecektir. Bu sigortalının 18.1.2000 tarihinde de ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bir işe girdiği varsayıldığında sigortalılık süresi başlangıcı 18.1.2000 tarihinden geriye doğru borçlandığı süre kadar gidilerek tespit edilecektir.

Böylece kadın stajyer doğum borçlanmasıyla prim ödeme gün sayısını artırmak ve sigorta başlangıcını geriye çekmek suretiyle sigortalılık süresini uzatmak imkanı elde etmektedir.

Doğum borçlanması ile 6 yıl hizmet kazanmak mümkündür. Her doğum 2 yıl hizmet borçlanması hakkı sağlamaktadır. 5510 sayılı Yasanın 41.maddesine göre 3 doğuma kadar borçlanma imkanı vardır.

Sözleşme işçinin görev yerinin değiştirilmesi için yeterli midir?

İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. (İş Kanunu madde 22)
İşveren ,iş sözleşmesi ile işçiyi başka şehirde görevlendirme konusunda işçinin onayını almış ise bu yetkisini iyiniyetli kullanmak zorundadır. Söz gelimi işçiyi istifaya zorlamak için görev yerini değiştiremez. İşçinin görev yerini ancak işten kaynaklanan zorunlu nedenle değiştirmek istediğini kanıtlamak mecburiyetindedir. İşveren, yönetim hakkını kullanırken iyiniyetli olduğunu ve işten kaynaklanan zorunlu nedenlere dayanarak çalışma koşullarında değişikliğe gittiğini ispat edememesi halinde işçinin iş sözleşmesinde başka ilde çalışmaya onay vermesi görev yerinin değişikliği için geçerli sebep değildir.

Konuya ilişkin emsal Yargıtay Kararı:

” Somut olayda, davacının görev yerinin değiştirilmesinde İş Kanununun 22. Maddesindeki prosedüre uyulmuşsa da, davacının görev yeri değişikliğinin işin gereklerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, zorunluluk arz edip etmediği, işverenin yönetim hakkını iyiniyetli kullanıp kullanmadığı hususları araştırılmamıştır.

Mahkemece yukarıdaki yasal düzenleme ve ilkeler doğrultusunda işverenin görev yeri değişikliğinin zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, yönetim hakkının iyi niyetle kullanılıp kullanılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

Sonuç, işyeri görev yeri değişikliği geçerli nedene dayanmadığı için istifaya zorlanan işçinin işe iade davası açma hakkı vardır. En az 30 kişinin çalıştığı işyerinde 6 ay kıdemi olan işçinin işe iade davası açması mümkündür. Söz konusu 30 çalışan ve 6 ay kıdem koşullarını haiz olunmaması durumunda işe iade davası açılamaz. Buna karşılık kötü niyet tazminatı davası açılabilir.
5.11.2013 Tarih Esas No. 2011/38778 Karar No. 2013/28244 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Çalışma ve Toplum

Askerliğini er ve erbaş olarak yapan çalışanlar sağlık yardımından yararlanmaya devam eder mi?

Sigortalı işçi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, işçinin vatani görevi olan askerlik dolayısıyla işinden ayrılması halinde sağlık hizmetinden yararlanmaya devam edip etmeyeceği, Genel Sağlık Sigortalılığı Tescil, Prim ve Müstehaklık İşlemleri Yönetmeliğinin 10.maddesinde açıklanmıştır.

Buna göre:

Askerliğini er ve erbaş olarak yapanların genel sağlık sigortalılığı sona erer.

sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren on gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanırlar.

Bu kişilerin genel sağlık sigortalılığının sona erdiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde doksan günlük zorunlu sigortalılıkları varsa, on güne ilaveten doksan gün süreyle daha genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişiler dâhil sağlık hizmetlerinden yararlanmaya devam ederler.
Aynı Yönetmeliğinin 6. Maddesinde “Genel sağlık sigortalısının bakmakla yükümlü olduğu kişiler, talep etmeleri ve gelir testine başvurmaları halinde bu şartların birlikte gerçekleştiği tarih itibarıyla Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi veya (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılırlar.”

Hükmü yer almaktadır.
Örneğin askere giden sigortalının eşi, Kaymakamlık binası içinde yer alan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına başvurarak gelir testi yaptırır ve test sonucunda ailede fert başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinden aşağı çıkarsa sağlık primlerini Devlet karşılar. Sağlık yardımından ücretsiz yararlanır.

Ahmet Metin Aysoy

 SGK E.Başmüfettişi

–AHMET METİN AYSOY’dan SOSYAL GÜVENLİK DOSYASI

*MuhasebeDR.Com

TÜRKİYE’NİN MUHASEBE DOKTORU

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2012 MuhasebeDR.Com Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.