Hoşgeldiniz  

MALİ MÜŞAVİRLER OHAL’DE NELERE DİKKAT ETMELİ?

Muhasebe DR | 08 Ağustos 2016 | Çalışma Hayatı, Defterler, Duyurular, Genel, İş Hayatı, MUHASEBE, Muhasebe, Sosyal Güvenlik, Sürmanşet, Vergi

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler OHAL’de Nelere Dikkat Etmelidir 

OHAL’DE DİKKAT EDİLECEK KONU VE BAŞLIKLAR AŞAĞIDADIR; 

OHAL SÜRESİNCE İŞÇİ İŞVEREN İLİŞKİSİ AÇISINDAN İŞTEN ÇIKIŞ
İŞLEMLERİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR  (09.08.2016)

OLAĞAN DIŞI HAL KOŞULLARINDA VERGİ (06.08.2016)

KHK/669 Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname 

KHK/668 Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

– OLAĞANÜSTÜ HAL KAPSAMINDA ALINAN TEDBİRLERE İLİŞKİN KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (Karar Sayısı: KHK/667)

Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin tam metnini okumak için tıklayınız

***

OHAL’den çalışanlar nasıl etkilenecek?

Türkiye’miz, güzel ülkemiz son günlerde zor dönemden geçiyor. Tabiri caizse ülkemiz uçurumun kenarından dönmüştür. FETÖ ile mücadele tüm kamu kurumlarında devam ediyor. FETÖ’nün en önemli taktiği ‘karalama’ kampanyası uygulamasıdır. Karalama kampanyasından kaçınılması ve FETÖ’cü ihbarlarında hassas davranılması gerekiyor. Biliyoruz ki, FETÖ’cüler kendileri gizlemek için her şeyi yapar ve masum insanlara da çekinmeden iftira atar.

***OHAL nedir?
Olağanüstü hâl, 27 Ekim 1983 tarihinde yürürlüğe giren 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanunu kapsamında tabii afet, tehlikeli salgın hastalıklar, ağır ekonomik bunalım ve ‘anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddi belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddi şekilde bozulması’ olarak nitelendirilen durumlardır. Bu hâllerin bir veya birden fazlasının görülmesi durumunda cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulu’nun görüşünü de aldıktan sonra, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hâl ilan edebilir.
Belirli yaş aralıklarındaki vatandaşlar için çalışma yükümlülüğü, gerektiğinde para ve mal yükümlülüğü konulabilir. Olağanüstü hâl önlemlerinin ortak ve en tartışmalı yönleri ise yaygınlaştırılması ve genellikle bunlara karşı yargı yolunun kapalı olmasıdır.
OHAL’de işçi çıkartılabilir mi?
20 Temmuz 2016 Çarşamba Günü, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu’nun tavsiye kararıyla 90 gün süreyle Türkiye genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı, 21.07.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bu bağlamda Türkiye’de olağanüstü hal ilanının amacı, demokrasiye, hukuk devletine, hak ve özgürlüklere FETÖ/PDY terör örgütünün demokrasiye yönelik tehdidi ortadan kaldırmaktır. Bu sebeple, OHAL süresince tüm iş sözleşmeleri ve işveren ile işçilerin taraflara karşı borçları ve yükümlülükleri devam etmektedir. OHAL’in amacının FETÖ ile mücadele olduğu unutulmamalıdır.
Olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda Anayasanın 91’inci maddesindeki kısıtlamalara ve usule bağlı olmaksızın, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu kararnameler Resmi Gazete’de yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onayına sunulur.
2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu’nun 11. maddesinde;
“n) İşçinin isteği, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, sağlık sebepleri, normal emeklilik ve belirli süresinin bitişi nedeniyle hizmet aktinin sona ermesi veya feshi dışında kalan hallerde işçi çıkartmalarını işverenin de durumunu dikkate alarak üç aylık bir süreyi aşmamak kaydıyla izne bağlamak veya ertelemek” hükmü bulunmaktadır.
Olağanüstü hal süresince uygulanacak tedbirler, olağanüstü halin amacına göre belirlenmektedir. Olağanüstü hal amacının ağır ekonomik bunalımı gidermek olduğu dönemlerde çalışma hayatını etkileyen birtakım karar alınabilmektedir. Örneğin, istifa, haklı nedenle fesih, sözleşme süresinin sona ermesi dışında iş sözleşmesinin feshi olağanüstü hal süresince ertelenebilmektedir. Ancak Türkiye’de demokrasi düzeninin sağlanmasına yönelik olağanüstü hal ilan edildiğinden, ağır ekonomik krize bağlı bir OHAL söz konusu olmadığından çalışma hayatına ilişkin kararların uygulanmayacağı öngörülmektedir.
OHAL Yasasında bulunan sosyal patlamalara ve infiallere sebebiyet vermemesi için öngörülen fesihlere sınırlama getirilmesine yönelik düzenlemelerin, bu kapsamda olmadığını düşünüyoruz. Dolayısıyla genel güvenlik, asayiş ve kamu düzenini korumak, şiddet olaylarının yaygınlaşmasını önlemek amacıyla ve işsiz sayısını sınırlandırmak için kullanılan bu hükümde, işletmelerin 3 aylık süreyle fesih yapmayacaklarına ilişkin hükümlerin uygulanma kabiliyeti yoktur. Burada işletmeler normal iş ve işleyişlerini yerine getirmek üzere işçi alabilir, iş sözleşmelerini feshedebilir. Mevcut durumda işçi çıkartılmasının yasaklanması yönünde bir düzenleme yapılmadığı için fesihlerde bir sınırlandırma yoktur.
Sendikal haklar devam ediyor
Bazı sivil toplum kuruluşları, OHAL’de toplu iş sözleşmeleri ve sendika yetkileri ile faaliyetler askıya alınıyor yönünde tezvirat yapmaktadır.
Özellikle belirtmeliyiz ki, OHAL süresince böyle bir durum söz konusu değildir. Mevcut sendikal haklar, toplu iş sözleşmeleri aynen yürürlüktedir. Halkımız demokrasiye sahip çıktığı için, tüm sivil ve çalışma hayatı aynen devam ediyor. Eğer bu ‘kalkışma’ darbe ile sonuçlansaydı, başta sendikalar olmak üzere çalışma hayatına ilişkin birçok düzenleme askıya alınırdı. Kalkışma başarısız olduğuna göre, mevcut sendikal hakların kullanılmasında, toplu iş sözleşmesi yapılması ve uygulanması haklarında bir olumsuzluk yoktur.
Ziraat FETÖ’de hassas
Perşembe günü bu köşeden ‘Ya devlet başa ya kuzgun leşe’ başlıklı yazımda FETÖ’nün kamu kurumlarından temizlenmesine geldiğini yazmıştım.
Birkaç gün içinde basına yansıyan açıklamalardan FETÖ mensuplarının birçok kurumda hızlı bir şekilde temizlenmeye başladığını görmekten ziyadesiyle memnun oldum.
Devlete ve millete zarar verebilecek FETÖ kaynaklı her noktanın bu kurumlarda büyük titizlikle incelenmesi ve yönetimde ciddi bir görev yapıldığının farkında olunması elbette sevindirici. Özellikle son yıllarda başta 3. Havalimanı, 3. Köprü, İzmir-İstanbul Otobanı gibi birçok büyük projeyi finanse eden kamu bankalarına FETÖ’nün engelleme ve karalama çalışmaları bilinçli bir şekilde yapılıyor. Başta Ziraat Bankası olmak üzere kamu finans kuruluşlarında FETÖ konusunda son üç yıldır çok hassas davranılıyor. FETÖ mensupları tarafından kamu finans kuruluşlarının ekonomiye katkılarının engellenmesi için el atından ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu konuda tüm kurumların hassas davranmak suretiyle mücadelesinin devam ettirmesi gerekiyor.
Özellikle salı gününden itibaren başta uluslararası piyasalar olmak üzere kalkışmanın ikinci perdesinin ekonomik olarak sahnelenmeye çalışıldığının farkındayız.
Finansal kamu kurumlarının bu noktada dik ve net duruşunun çok önemli olduğunun bilincindeyiz ve kalkışmanın ilk gününden itibaren gösterdikleri tavır ve aldıkları önlemler yüce milletimiz tarafından takdir edecektir.

Resul KURT

STAR

***

–‘OHAL’ ÇALIŞANLARIN HAKLARINI ETKİLEMEYECEK

15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimi sonrası, bürokrasiden, kamu kurumlarından ve devletin kılcal damarlarından hainlerin temizlenmesinin sağlanması amacıyla perşembe günü 01:00 itibarıyla Türkiye’de olağanüstü hal ilan edildi. Olağanüstü hal ve sıkıyönetimi daha önce yaşayan kesimler durumdan endişe ettiler. Bu endişe çalışanlara da yansıdı. Ancak bu kez durum farklı. Olağanüstü halin çalışanlar için hiçbir etkisi olmayacak. Çalışma hayatı dün nasılsa, bugün ve yarın da aynen sürecek. Bu nedenle çalışanların endişe etmesini gerektirecek bir durum yok.

Hak kaybı olmaz

Olağanüstü hal durumunda çalışma hayatını etkileyebilecek bazı noktalar bulunmakta. Buna göre, işveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesine yönelik bazı sınırlamalar uygulanabilir.

Ancak bu yönde bir uygulamaya gidilmesi için karar alınması gerekmektedir. Yani bugünden itibaren hayata geçmiş bu şekilde bir uygulama söz konusu değil. Diğer yandan böyle bir uygulamaya gidilecek olsa bile işçi açısından herhangi bir hak kaybı söz konusu olmayacaktır. Yalnızca işverenin iş sözleşmesini feshetmesini engelleyen bir durum söz konusudur.

Sözleşme feshine sınır

Hüküm kapsamında bütün fesihlere sınırlama getirilmemekte, esas olarak işverenin uygulayacağı bildirimli fesihler sınırlandırılmaktadır. Bu kapsamda sınırlandırılabilecek fesih türleri, işçinin davranışlarına veya yeterliğine dayanan bildirimli fesihler ile işletmenin, işyerinin ve işin gerektirdiği bildirimli fesihlerdir. Kanun fesih hakkının özüne dokunmamak amacıyla işverenin İş Kanunu’nun 25/II maddesi uyarınca yapacağı fesihlere herhangi bir sınırlama getirmemiştir. Tekrar hatırlatmak gerekir ki, şu an için bu yönde bir karar alınmadığı gibi alınması da düşünülmemektedir.

Toplu sözleşme!

Olağanüstü hal döneminde akıllara gelen ilk endişe toplu sözleşmelerin askıya alınmasıdır. Bugün olağanüstü halin uygulanma sebebi toplumun bazı kesimleri arasındaki huzursuzluk veya toplumsal bir hareket değil. Fetullahçı terör örgütünü ortadan kaldırmaya yönelik haklı bir hamle. Bu nedenle toplu sözleşme düzeninin askıya alınması veya grev hakkının ortadan kaldırılması gibi bir durum söz konusu değil. İşçi kesiminin endişe etmesini gerektirecek bir durum yok.

Sözleşmeler yürür

Daha önce imzalanan ve yürürlükte olan toplu sözleşmeler yürürlükte kalmaya devam ediyor. Dolayısıyla işçiler toplu iş sözleşmesindeki haklarını aynen almaya devam edecekler. Bunun dışında süresi biten ve yenilenecek toplu iş sözleşmeleri için de hukukun öngördüğü süreçler işleyecek. İşçilerin toplu sözleşme ve grev hakkı konusunda hiçbir kısıtlama olmayacak.

Kıdem ne olur?

İşçi kesiminin bir diğer endişesi de olağanüstü hal durumunda kıdem tazminatı konusunda bir düzenlemeye gidilip gidilmeyeceği. Yıllardır gündemde olan ve sosyal taraflarla anlaşılmadan hiçbir adımın atılmaması yönünde daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açık talimatının olduğu bir durumda, bu konuda bir adım atılmayacağı çok açıktır. İşçi sınıfının bu konudaki provokasyonlara itibar etmemesi gerekiyor.

Ne yazık ki ülkece hiç hak etmediğimiz bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte hainlerin ülkeyi daha fazla karıştırmasına imkan vermemek adına, bu tip aslı astarı olmayan söylentilere itibar edilmemesi ve devletin yanında saf tutulması gerekiyor. İşçi sınıfı darbe girişimi esnasında takındığı tavrı sürdürmeli ve anayasal düzen yeniden tam anlamıyla sağlandığında bu konulara odaklanmalıdır.

Bugün için odaklanılması gereken konu devletin bekasıdır. Bu nedenle işçi sınıfı hiçbir hak kaybının yaşanmayacağını bilerek, ülkesine bugüne kadar pek çok kez olduğu gibi kutsal emeğini sunmaya devam etmeli ve bu süreci milletçe bertaraf etmeye çalışmaya devam etmelidir

Ek düzenleme yapılmalı

Fetullahçı hainlere yönelik olarak yürütülen soruşturmalar çerçevesinde açığa alınan memurlar hakkında OHAL kapsamında ek düzenlemeler gelebilir. Açığa alınan memurlara görevlerinden el çektirildi. Soruşturmalar sonucunda nihai karar verilecek. Bu hainlerin görevlerine geri dönmelerinin engellenmesini sağlayacak tedbirler sayesinde soruşturmanın hızlı bir şekilde yürümesi ve kalıcı sonuçlar elde edilmesi mümkün olabilir.

‘Emeklilikleri engellenmeli’

Bugünlerde bu hainlerin emeklilik dilekçesi vererek kendileri hakkında yapılacak işlemlerden kaçmaya çalıştıkları yönünde duyumlar geliyor. Bu hamlenin de engellenmesi gerekiyor. Ülkesinin silahıyla kendi halkına ateş açanlar ve bunların kamudaki destekçilerine yönelik olarak alınacak her türlü tedbirin tam manasıyla uygulanabilmesi için bu iki kararın bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. (Cem Kılıç, MİLLİYET)

***

–OLAĞANÜSTÜ HAL MUHASEBE KAYBI

Risk değerlendirme insan ölümleri, mal ve çevre hasarı ve ekonomik kayıp açısından ilişkili kayıplar başta olmak üzere önceki olağanüstü durumların doğru şekilde kaydedilmesini gerektirir.

Eğilimleri belgelemek ve yerel, ulusal ve uluslararası felaket riski azaltma programlarını bilgilendiren istatistiklerin toplanması amacıyla olağanüstü hal kayıplarının kaydedilmesi için olağanüstü hal muhasebe kaybı birincil motivasyondur.

Olağanüstü hal muhasebe kaybı olağanüstü hal bilişimi (öğrenilen dersler sayesinde felaket yönetimini iyileştirmek amacıyla maruziyet, zarar görebilirlik, mücadele yeteneği, zarara azaltma ve felakete müdahalenin bağıl katkısının ölçülmesi yoluyla felaketin nedenlerini belirler) ve risk modellemesi için ön koşuldur.

Risk değerlendirme insan ölümleri, mal ve çevre hasarı ve ekonomik kayıp açısından ilişkili kayıplar başta olmak üzere önceki olağanüstü durumların doğru şekilde kaydedilmesini gerektirir.

***

— 4325 SAYILI OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGESİNDE VE KALKINMADA ÖNCELİKLİ YÖRELERDE İSTİHDAM YARATILMASI VE YATIRIMLARIN TEŞVİK EDİLMESİ İLE 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN 

-GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNASI

-ÇALIŞANLARDAN KESİLEN VERGİLERİN ERTELENMESİ

– İŞLEMLERDE VERGİ, RESİM, HARÇ İSTİSNASI

-SİGORTA PRİMİ İŞVEREN PAYLARI

-193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

*KANUNUN TAMAMINI OKUMAK İÇİN tıklayınız

ÖNEMLİ NOT: OHAL konularına ilişkin yeni KANUN ve yeni YÖNETMELİKLER beklenmektedir

DEVAM EDECEK…..

**Olağanüstü Hal (OHAL) nedir? Neleri içerir, hangi kısıtlama ve tedbirler vardır? yaptırımları nelerdir?

2016 MALİ TATİL UYGULAMASI TURMOB SİRKÜLER RAPORU

2016 Mali Tatil Uygulaması Hakkında İSMMMO’dan Açıklama

SGK’DAN MALİ TATİL HAKKINDA DUYURU

*MuhasebeDR.Com

TÜRKİYE’NİN MUHASEBE DOKTORU

EN SON HABERLER

© 2012 MuhasebeDR.Com Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.