Hoşgeldiniz  

İkale sözleşmesinden doğan alacaklarda gelir vergisi sorunu

Muhasebe DR | 22 Mayıs 2018 | Defterler, Duyurular, Genel, Sürmanşet, Vergi, YAZARLAR, Yazarlar

İKALE SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN ALACAKLARDA GELİR VERGİSİ SORUNU (Av. İsmet Ömer Güneş)

Hukuk kuralları genel olarak uyuşmazlık tarafları arasında eşitlik tesis ederek adaleti tesis etmeyi öngörse de eşitlik her zaman adaleti sağlamayacaktır. Bu sebeple hukuk kuralları bazı durumlarda güçsüz olan taraf lehine olup adaleti sağlamaya yönelirler. Örneğin Türk Borçlar Kanunu kira ilişkisinde maddi olarak daha güçsüz durumda olan kiracıyı kiralayana göre daha çok koruma altına almıştır. Aynı şekilde İş Kanunu ve yasal düzenlemeler de işçiyi , maddi olarak daha güçlü bir konumda olan işverene karşı koruma altına almışlardır. İşçiye bu bağlamda kıdem tazminatı hakkı , ihbar tazminatı hakkı , fazla çalışma ücreti ve fazla sürelerle çalışma ücreti hakkı , yıllık izin hakkı , iş güvencesi(işe iade hakkı) gibi haklar tanınmıştır.

İş sözleşmesi, işçinin tek taraflı fesih beyanı ile , işverenin tek taraflı fesih beyanı ile veya işçi ile işverenin anlaşarak işe akdine son vermesi yani ikale sözleşmesi ile sonlandırılabilir.

İş sözleşmesinin tek taraflı fesih ihbarı ile sona erdirildiği durumlarda işçinin kanundan doğan haklarını elde edebilmesi işçi ile işverenin anlaşması ile mümkün olabileceği gibi işçinin açacağı dava ile de mümkün olmaktadır.
İşçinin veya işverenin iş sözleşmesini tek taraflı olarak değil de anlaşarak sona erdirmesi durumunda ikale sözleşmesi söz konusu olmaktadır. İkale sözleşmesi ile işçinin kıdem ve ihbar tazminatı , fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücreti ve yıllık izin hakkı olarak alacağı ücretlerin biri veya birkaçı üzerinde anlaşma sağlanmakta ve iş sözleşmesi feshedilmektedir. İkale sözleşmesi ile kanunun işçiye tanıdığı adı geçen haklardan farklı olarak işveren tarafından işçiye yardım niteliğinde bir bedel verilmesi de kararlaştırılabilir. İşçiye işveren tarfından verileceği kararlaştırılan yardımın adı ‘ek ödeme’ , ‘işsizlik tazminatı’ ya da ‘yardım parası’ gibi çeşitli adlar alabilir. Vergi hukuku açısından işçiye ödenen bedelin adının bir önemi bulunmamakta , sadece ve sadece fiilen çalışma karşılığı olup olmaması hususu önem arz etmektedir.

Bilindiği üzere işçinin ücret geliri stopaj yoluyla vergilendirilir ve vergi sorumlusu olan işveren tarafından işçinin gelir vergisi, vergi idaresine ödenerek kalan kısım net ücret olarak işçiye ödenir. Uygulamada sıklıkla karşılaştığımız durum İkale sözleşmesi ile belirlenen işçi alacağının tamamının işveren tarafından ücret geliri gibi vergi idaresine beyan edilmesi ve vergi idaresinin de bu bedel üzerinden gelir vergisi tarh ettirmesi üzerine, vergi sorumlusu olan işveren tarafından tarh ettirilen verginin stopaj yoluyla kesilerek kalan meblağın işçiye ödenmesi durumudur.

Vergiye tabi olan gelirler vergi hukukumuzda sınırlı olarak sayılmıştır. Vergiye tabi olan gelirler ticari kazanç , zirai kazanç , serbest meslek kazancı , ücret , menkul sermaye iradı , gayrimenkul sermaye iradı ve diğer kazanç ile iratlardan oluşur. Bu tasnife göre işçiye ödenen fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma ücreti üzerinden , bu alacaklar çalışma karşılığı olarak verilen ücret olduğu için gelir vergisi kesintisi yapılabilecektir. Yine yıllık izin kullanmamaktan doğan alacak da bir ücret alacağıdır. Zira yıllık izin ücreti , yıllık izin kullanılmaması ve işçinin izin kullanmak yerine çalışması karşılığında işçinin hak ettiği bir ücrettir.
İkale sözleşmesi ile işçinin alacağı bedelin büyük kısmını oluşturan kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ise kanunda gelir vergisi stopajı yapılabilecek kalemler olarak sayılmamıştır. Zira 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesine göre: “Genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.” Kıdem ve ihbar tazminatı ise işçinin fiili çalışmasının karşılığı olan bir tutar değildir. Bu sebeple ihbar ve kıdem tazminatı işçiye kesintisiz olarak ödenmesi gereken bedellerdir. Aynı şekilde ikale sözleşmesi ile işçiye ödenecek yardım mahiyetindeki ödemeler de vergiye tabi olmayan ödemelerdir ve kesintisiz bir şekilde işçiye ödenmesi gerekmektedir.

İkale sözleşmesi ile belirlenen bedelin tamamı üzerinden stopaj yoluyla yapılan vergilendirme işçinin hak kaybına sebebiyet vermekte ve bu konuda işçiler de yeterince bilgi sahibi olmadığı için haklarını yargıda aramamaktadırlar.

İşçinin vegiye tabi olmayan kazanımlarından vergi kesintisi yapılması durumunda izlenecek yol ; öncelikle Vergi Usul Kanunu 122. maddesi uyarınca vergi dairesine düzeltme talebinde bulunmak , düzeltme talebinin vergi davası açma süresi içerisinde kabul edilmemesi üzerine yine aynı kanunun 124. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı’na şikayet başvurusunda bulunmak olacaktır. Şikayet başvurusunun da reddedilmesi üzerine süresi içerisinde vergi mahkemelerinde açılacak dava ile işçinin ücret dışı gelirinden yapılan vergi kesintisi geri alınabilmektedir.

Av. İsmet Ömer Güneş
Soru ve görüşleriniz için:
ismetomergunes@gmail.com
ismetomergunes.av.tr

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2012 MuhasebeDR.Com Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.