Hoşgeldiniz  

Asgari Ücrete Vergi Uygulaması

Muhasebe DR | 10 Ocak 2017 | Çalışma Hayatı, Defterler, Genel, İş Hayatı, MUHASEBE, Muhasebe, Vergi

Ülkemizde bugün itibariye SGK verilerine göre sigortalı ücretli çalışan 13,5 milyon kişinin yaklaşık 6 milyonunun prime esas kazançlarının asgari ücret üzerinden bildirildiği açıklamalarda ifade edilmektedir.

Asgari ücret nedir? 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesinde asgari ücretin amacının “Her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için ücretlerin asgari sınırlarının belirlenmesi” olduğu kaydedilmiştir.

Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 4. maddesinde ise Asgari Ücret, “İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret” olarak tanımlanmıştır.

Yürürlükte bulunan Anayasa’nın  55. maddesinde ise “Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da göz önünde bulundurulur” hükmü yer almaktadır.

Asgari Ücret ve Vergi Uygulaması, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın vergi ödevi başlıklı 73.maddesinde “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.” denilmektedir.

Sosyal devlet olmanın gereklerinden biride kişinin kendisinin ve ailesinin geçimini asgari düzeyde devam ettirebilmesi için belirli bir gelirin vergi dışı bırakılmasıdır. Gelişmiş ülkelerde sistem incelendiğinde; Türkiye’de uygulanan sisteme benzer, bekârlar için ayrı evliler için ayrı oranda asgari geçim indirimi miktarları uygulandığı, bu indirimlere ek olarak indirimli vergi oranları, kişisel ve ailevi durumlara yönelik indirimler uygulandığı görülmektedir.

Hatırlanacağı üzere 2012 yılında başlatılan Yeni Anayasa Çalışmaları için AKP, CHP, MHP ve BDP’ milletvekillerinden oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonunda “Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları göz önünde bulundurulur, asgari ücretten vergi alınamaz.” Şeklinde bir düzenleme yapılması konusunda uzlaşmıştı. 2013 yılı mayıs ayı içinde yapılan toplantıda Yeni Anayasanın “Çalışma, İş Güvenliği ve Adil Ücret Hakkı, başlıklı maddesine “asgari ücretten vergi alınmayacak” hükmünün eklenmesi kararlaştırıldı. Aradan üç yıl geçmesine rağmen bu konuda hiçbir yasal düzenleme yapılmadı.

2015 yılında seçim meydanlarında verilen vaatler üzerine 2016 yılı için geçerli olan asgari ücretin net 1.300 TL olarak açıklanması asgari ücretliler için sevinç kaynağı oldu. Aradan birkaç ay geçtikten sonra asgari ücretteki bu artışın yıllık toplamda 2016 yılı için açıklanan %15 vergi dilimine esas alınan tutarın üzerinde kaldığı ve yıl sonuna doğru asgari ücretin vergilendirmesinde % 20’lık vergi oranın uygulanacak olmasıyla net 1.300 TL’sı olan asgari ücretin 1.231 TL ineceği ve ekim, kasım ve aralık ücretlerinin bu tutar üzerinden ödeneceği konu edilmişti. Eylül ayında hükümet adına yapılan açıklamada Maliye Bakanı Naci Ağbal, asgari ücretin net bin üç yüz lira olarak devam etmesi için asgari geçim indiriminde bir düzenlemeye gideceklerini söyledi. Ekim ayında yürürlüğe giren 6753 sayılı Kanunla 193 sayılı Kanuna eklenen geçici 86 ncı madde ile bu konuda gereli düzenleme yapılarak 2016 yılı ekim, kasım ve aralık aylarındaki net asgari ücretin bin üç yüz liranın altına düşmesi sonucu sadece 1.300 TL’sı ve bunun altına düşen tutar arasındaki farkın ilave asgari geçim indirimi yoluyla telafisine yöntemine gidildi.

2017 yılı için geçerli olacak asgari ücretin 1.404 TL olarak açıklanmasından sonra basında yeni açıklanan asgari ücretten çok ileriki aylarda gelir vergisi diliminden kaynaklı net asgari ücrette yaşanacak azalış tartışılmaya başlanıldı. Bu tartışmalar üzerine Başbakan Yıldırım, “Asgari ücretten kaynaklanan maliyetinizin bir kısmını biz karşılayacağız. Bununla da yetinmedik, yılın vergi diliminden dolayı asgari ücretin altına düşüyor bazı ücretler, vergi dilimi değiştiği için. Buna da yine karşılamaya karar verdik. Yani, bin 404 lira, ocakta aynı olacak aralıkta aynı olacak, vergiden bir kayıp olmayacak” dedi. 2017 yılı için açıklanan gelir vergisi diliminin 1.tarifesinin 13 bin TL’sı olması nedeniyle bu yıl eylül ayından itibaren eylül dahil ekim, kasım ve aralık ayında asgari ücretli %15 vergi diliminden %20 lık vergi dilimine geçecektir. 2017 yılı için net 1.404 TL olarak açıklanan asgari ücret bu aylarda 1.328,52 TL olarak tahakkuk edecektir. Bu aylarda asgari ücret üzerinden vergi diliminden kaynaklanan net ücret azalışı aylık 75,54 TL olacaktır.

Teşviklerle milyon dolarların verildiği, 50 bin TL kredinin bol keseden dağıtıldığı bir dönemde 6,5 milyon asgari ücretlinin vergi diliminden kaynaklanan 75 TL ücret düşüşün 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı %15 oranlı 1.tarifenin bakanlar kurulu kararı 13.000 TL’sından 18.000 TL’sına çıkartılarak kolayca çözülmesi mümkünken yasal düzenlemelerle bu işi sürüncemede bırakmak, işin içinden çıkılmaz bir şekilde çözmek konuyu amacı dışına taşımak ve insanlara bir lütufmuş gibi sunmak ne kadar gerçekçidir.

Beyana dayalı vergi sistemimizde GİB verilerine göre; 2015 yılı için beyan edilen gelirler üzerinden 672 bin şirketin aylık 4.830,10 TL. 3.3 milyon gerçek kişi vergi mükellefinin aylık 391,30 TL’sı beyan ettiği aynı dönemde aylık brüt 1.201,50 TL. alan altı milyon asgari ücretlinin ise aylık 153.20 TL vergi beyan etmesiyle konu çok daha garip bir hal almaktadır.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (TÜRK-İŞ) yirmi dokuz yıldır her ay düzenli olarak yaptığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırması sonuçlarına göre; aralık 2016 ayı için dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 1.432 TL’sı olduğu dikkate alındığında, 2017 yılı açıklanan net 1.404 TL asgari ücretin asgari ücretle çalışan milyonlarca işçinin içinde bulundukları geçim şartlarının zorluğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

 

Anayasanın 73 maddesinde yer alan “Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.” hükmünden hareketle uygulamalar ve bu konuda gelinen noktada zorunlu ihtiyaçların karşılanması için belirlenmiş “asgari ücretin her halükarda vergi konusu yapılmaması gerekir.” Ülkemizde dünden bugüne göreve gelen iktidarlar döneminde seçimden önce siyasi polemik konusu edilen, seçimden sonra ise unutulan asgari ücretin vergi dışı bırakılması günümüz yaşam şartları içinde artık bir zorunluluk olmuştur. Siyasi iradenin vergi kayıplarına ilişkin endişelerinden arınarak bu sorunu bir an önce çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Mustafa Bahadır Altaş

HÜRSES

Etiketler:

EN SON HABERLER

© 2012 MuhasebeDR.Com Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.